Piyasalar ‘seçim belirsizliğini’ yönetecek

Birol BOZKURT

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılına denk gelen ve son yılların en önemli seçimlerinden birinin ilk turunu geride bıraktık. 13. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye’de 21 yıldır iktidarda bulunan Ak Parti için tamam mı devam mı seçimi olarak ön plana çıkıyordu. Bunun sonucu olarak seçimlerden önce birçok vaat verildi ve bir kısmı da seçimlerden önce hayata geçirildi.

Hal böyle olunca Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri yüzde 38,6 artışla 1 trilyon lira civarında kalırken, harcamalar yüzde 83,9 artışla 1,5 trilyon liraya yaklaştı. Yılın ilk dört ayında 135 milyar lira faiz ödendi. Faiz hariç de 247,3 milyar TL açık verildi.

Anketlerin ters köşe olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimleri beklentilerin aksine ikinci tura kaldı. Anketlere ve birçok yabancı kuruluşa göre 14 Mayıs seçiminden olası bir iktidar değişikliği, bununla birlikte ekonomi politikalarında köklü bir değişiklik bekleniyordu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 49,5 ile önde tamamladığı ilk tur sonrası iktidar değişiklik ihtimalinin zayıfladığını söyleyen ekonomistler ekonomi politikalarında değişikliğin şart olduğunu söylüyor. Seçim ekonomisi ile bütçede gerçekleşen açığın devamının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken ekonomistler önümüzdeki süreçte risklerin neler olduğunu DÜNYA’ya anlattı.

Yatırımcıların gözü 28 Mayıs’ta Ekonomi politikalarının dışında yatırımcıların da odak noktası seçimler oldu. Seçimlerden önce iktidar değişikliği beklentisi ile yükselen piyasalar seçimden sonraki ilk gün sert bir kayıp yaşamıştı.

İlk şoku üzerinden atan Borsa İstanbul dün günü yükselişle tamamladı. Görüşlerine başvurduğumuz piyasa uzmanları seçimlerden önceki hafta yüzde 25 yükselen bankacılık hisselerinin seçimlerden sonra satışa öncülük ettiğini söylüyor. Altın yatırımcısının da gözü ikinci turda olacak. Uzmanlar gram altında alım için fırsat seviyeler olduğuna dikkat çekiyor.

Ekonomide ciddi sorunlar kapıda Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası önümüzdeki dönem ekonomi politikalarının nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor. Seçim ekonomisinin etkilerinin önümüzdeki günlerde ortaya çıkmaya başlayacağını söyleyen Ekonomist Dr. Murad Kayacan, “Para musluklarının açıldığı ve siyasetçilerin tutulması mümkün olmayan bol keseden vaatler verdiği seçimlerden sonra milli ekonomimiz ciddi sorunlarla mücadele edeceği net olarak görünüyor” diye konuştu.

Kayacan, ekonomiyi bekleyen riskleri şöyle sıraladı;

1- Bir süredir yabancı yatırımcının öncelikle portföy tarafından çekilmesiyle yaşanmakta olan yatırım ortamındaki durgunluk,

2. Son yıllarda para emisyonunun mal ve hizmet üretiminden daha fazla artmasından ve döviz kurlarından kaynaklı enflasyon ve hayat pahalılığının önlenemez yükselişi,

3. OECD ortalamalarının üstünde gerçekleşen büyüme rakamındaki artışın iş gücünü yansımasının aynı oranda olmaması,

4. Depremin yarattığı üretim ve iş gücü kaybının etkileri,

5. G-20 içerisindeki en yüksek ikinci enflasyon seviyesinde olan yatırımcıya negatif faiz veren ülke olarak TL’den kaçışın durdurulması,

6. Hızla artan cari açık ve dolayısıyla bütçe açığının denetim altına alınması,

Geçen hafta yükselen hisseler bu hafta düşüyor

Seçim sonrası piyasalardaki görünüm de yakından izleniyor. Seçim öncesine bakıldığında, banka ve holding hisselerinde sert yükselişler yaşandığını söyleyen Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Eda Karadağ, “BIST30 hisseleri arasında en yüksek getiri geçtiğimiz hafta yüzde 20,16 ile Koç Holding, yüzde 19,30 ile İş Bankası C, yüzde 18,89 ile Garanti Bankası, yüzde 17,36 ile YapıKredi ve yüzde 16,98 ile Akbank görüldü. İlk beşte banka hisselerinin yoğun olduğu ve bankacılık endeksinin haftayı yüzde 25 getiri ile kapadığı görüldü.

Seçim öncesi beklentiler ve yabancı fonların etkisi özellikle bu hisse senetleri üzerinde alımların güç kazanmasını desteklemişti. Ancak 14 Mayıs sonrası dengeler değişti ve banka hisselerinin geçtiğimiz haftaki kazançlarını geri verdiği görüldü” dedi.

Düşüşlerde 4.430 puan desteği önemli

Seçimin ikinci tura kalması ve seçim belirsizliğinin devam etmesinin piyasaları baskılamaya devam ettiğine dikkat çeken Karadağ, “Borsa için teknik olarak 200 günlük ortalamanın gücünü koruduğunu gözlemliyorum. Seçim öncesi de bu ortalamadan tepkiler geldiği için 200 günlük hareketli ortalama yani 4430 puandan geçen bölge güçlü bir destek noktası olarak izlenebilir.

Haftanın ilk işlem gününde bile sert fiyat hareketlerine rağmen endeksin 200 günlük ortalamasının altına doğru gerilemediği dikkat çekiyor. Bu nedenle 28 Mayıs gününe kadar 200 günlük ortalamasının üzerinde kaldıkça, satışlarda sınırlı kalması hatta yatay ve zayıf bir görünüm sergilemesi beklenebilir.

Seçim netleşene kadar borsada bir yönden bahsetmek zor olabilir düşüncesindeyim. Zaman daraldıkça oynaklıkta artabilir. Ancak sonrasında piyasanın dengeye oturmasını bekleyebiliriz. Siyasilerin bu dönemdeki açıklamaları yakından izlenecektir. Konu hala hassas olduğu için olası yeni söylemler, fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabilir” ifadelerini kullandı.

Seçim sonrası altın fiyatları düştü

Altında yaşanan düşüşlerin alım yapmak isteyenler için fırsat olduğunu söyleyen Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, “Seçimden önce altın fiyatlarında sert yükselişler görmüştük ancak bu yükselişler sağlıksız fiyatlardı. Hem makas aralıkları açıktı, hem de manipülasyon fiyatlaması vardı. Gram altının seçimlerden önce 1.516 TL seviyesine kadar yükseldiğini gördük.

Vatandaşa çok uyarılar yaptık bu seviyelerden alım yapmamaları yönünde. Bugün baktığımızda gram altının iki günde 154 lira düşerek 1.362 TL seviyesine gerilediğini gördük. Kısa vadede 1350-1400 TL aralığını takip etmeyi sürdüreceğim. Orta ve uzun vadede yaz aylarında 1.450 seviyesi hedef olacak. Elinde altın bulunduranlar beklemeye devam etsin. Altın almak isteyenler için de bugünlerin bir fırsat olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Fitch’ten uyarı

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ikinci tura kalan seçimlerin siyasi ve ekonomik belirsizlikleri uzattığına dikkat çekti ve seçimlerden sonra kurulacak hükümetin geniş bir bütçe açığı ve yüksek enflasyon gibi sorunlarla karşı karşıya kalacağına dikkat çekti. Fitch, Türkiye’de uygulanan büyümeyi destekleyici alışılmadık politikalar nedeniyle ödemeler dengesi alanındaki baskıların arttığına, ikinci tura kalan seçimler nedeniyle Türkiye’de oluşan siyasi ve ekonomik belirsizliğin en azından ay sonuna kadar süreceğine dikkat çekti. Fitch tarafından yayımlanan notta, seçimlerin ardından uygulanacak ekonomi politikalarının izleneceği ifade edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir