Milyonlarca çalışana güzel haber! Kıdem tazminatına eklenecek

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren çok önemli bir karar geldi. Bölge Adliye Mahkemesi, ücretsiz izinde geçen sürelerin kıdem tazminatı hesabına eklenmesi gerektiğine hükmetti.

Pandemi sebebiyle ücretsiz izne çıkarılan milyonlarca işçi, mecburiyetten dolayı çalışılmayan sürenin kıdem tazminatı hesabına eklenip eklenmeyeceği tartışmalarını yakından takip ediyor.

Ücretsiz izin konusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55’inci maddesinin ‘j’ bendinde yer alan “işverenler tarafından verilen diğer izinler” ifadesinin pandemi ücretsiz izni de kapsayacağı konuşuluyordu.

Bazı uzmanlar, ücretsiz iznin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde kıdem süresine dâhil olmadığını ifade ederken; karşıt görüştekiler de pandemide geçen ücretsiz izin sürelerinin yıllık izne hak kazanmak için gerekli kıdemin hesabında dikkate alınacağını dile getiriyordu. Konuyla alakalı Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı.

YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU! KIDEM TAZMİNATI İÇİN ÖNEMLİ KARAR

Oy birliği ile alınan kararda şöyle denildi: “Yargıtay 9. ve 22. Hukuk dairelerinin yerleşik kararlarına göre işçinin ücretsiz izinde bulunduğu sürelerde iş akdi askıdadır. İşçinin 6 aylık kıdem hesabına deneme ve askıda kalan sürelerde dahil edilir. Başka bir anlatımla bu hesapta fiili çalışma süreleri mutlak olarak aranmaz. Bu kararlar da dikkate alındığında 7244 sayılı kanun ile 4857 sayılı kanuna eklenen geçici 10.madde çerçevesinde tek taraflı izin uygulaması sonucunda kullandırılan ücretsiz izin süreleri 6 aylık kıdem süresi hesabında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle İş Mahkemesi’nce yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken dava şartı yokluğundan davanın reddine dair karar verilmesi hatalıdır.”

YARGITAY’DAN MİLYONLARCA ÇALIŞANI İLGİLENDİREN AVANS KARARI

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin avans vermemesi üzerine istifa eden işçiye kıdem tazminatı ödenmeyeceğine hükmetti. Emsal kararla birlikte işçi-işveren arasındaki avans tartışmaları yeni bir boyut kazandı.

Çalıştığı işyerinden avans talebinde bulunan işçi, ‘hayır’ cevabı alınca istifa etti. Haklarını alamayınca İş Mahkemesi’nin yolunu tutan işçi, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etti.

Davalı patron davanın reddini istedi. Mahkeme; kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ihbar tazminatı talebinin reddine, kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verdi. Kararı hem davacı hem de davalı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Emsal nitelikte bir karara imza atan Daire, avans tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.

HER İSTEDİĞİNDE AVANS ALAMAZ

Kararda şöyle denildi: “Davacının avans talebi karşılanmayınca iş akdini feshettiği anlaşılmakta olup mahkemenin buna ilişkin kabulü yerindedir. Mahkemece işverenin geçerli bir neden göstermeden davacının avans talebini karşılamaması davacı bakımından haklı fesih nedeni kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmıştır. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinde işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Taraflar arasında işverenin davacıya her istediğinde avans vereceğine yönelik bir sözleşme de mevcut değildir. Bu nedenlerle işçi tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yasal olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verildi.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*