Areda Survey araştırdı: AB’ye üyelikte toplumsal destek yok

Uzun bir geçmişi olan Türkiye-AB ilişkileri, başından itibaren inişli çıkışlı bir profil çiziyor.

Zaman zaman yaşanan sorunlara rağmen tarafların bu ilişkiyi sürdürme konusundaki iradesi ve temasları, her alanda devam ediyor.

Ancak AB üyeliği ile ilgili Türk halkının görüşleri farklılık gösterebiliyor.

Türkiye’nin AB’ye üyeliğine destek vermeyenlerin oranı yüzde 51

Araştırma şirketi Areda Survey’in gerçekleştirdiği “Türkiye açısından Avrupa Birliği (AB) Değerlendirmesi” anketinde dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.

Areda’nın katılımcılara yönelttiği, “Sizce Türkiye AB’ye girmeli midir?” sorusuna karşılık, Türk halkının yüzde 51’inden Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda destek gelmedi.

“Girmeliyiz, girmemeliyiz” oranı

Yüzde 48,6’lık oranla “girmeliyiz” cevabını verenler içerisinde, kadınlar, 25-34 yaş arası kişiler ve lisans mezunlarının çoğunluğu dikkat çekti.

Buna bağlı olarak, “AB’ye girmeliyiz” diyenlerin ilk tercih nedeni ekonomik kalkınma olurken, “AB’ye girmemeliyiz” diyenlerin ise bağımsızlığı kaybetme kaygısı yaşadıkları tespit edildi.

Yüzde 15,5’lik kısım, AB’nin dağılacağını düşünüyor

“Türkiye AB’ye girmelidir” diyenlerin yüzde 36,7’si, bu konuya ilişkin ekonomik istikrarın artacağını ve sürdürülebilir büyümenin sağlanacağını gerekçe gösterirken; sağlık, güvenlik ve eğitim gibi alanlarda standartların iyileşeceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 10,7 olarak seyretti.

Türkiye’nin AB’ye girmemesi gerektiğini savunanların yüzde 24,5’i Türkiye’nin egemenlik bağımsızlığının zarar göreceğinden endişeli olduğunu öne sürerken, yüzde 15,5’lik kısım ise AB’nin dağılacağını düşündüğünü ifade etti.

Türkiye’yi bir Avrupa ülkesi olarak görmeyenler de var

“Türkiye’nin konumu ile ilgili hangi ifade size en uygundur?” sorusuna cevap verenlerin yarıdan fazlası Türkiye’nin merkez ülke olduğunu düşünürken, her dört kişiden birinin Türkiye’yi Avrupa ülkesi olarak gördüğü belirlendi.

Bu da Türkiye’nin son yıllarda uyguladığı bağlantısız ve çok yönlü dış politikanın topluma yansıdığını gösterdi.

Dış politikanın merkez ülke anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini savunanların oranı da yüzde 62 düzeyinde seyretti.

Ankete göre, katılımcıların yüzde 50,7’si Türkiye’nin Avrupa ülkesi olduğunu söylerken, yüzde 49,3’ü ise Türkiye’yi bir Avrupa ülkesi olarak görmediğini ifade etti.

“Kısa vadede üyelik gerçekleşir” diyenlerin oranı yüzde 14

Araştırmaya katılanların yüzde 66’sı Türkiye’nin hiçbir zaman AB’ye üye olamayacağını düşündüğünü belirtti.

Bu fikri savunanların başında 18-24 yaş aralığı, lise mezunları ve erkekler gelirken, yüzde 20,6’lık dilim uzun vadede, yüzde 14’lük dilim ise kısa vadede üyeliğin gerçekleşeceğine inandığını belirtti.

Şangay alternatif değil

Katılımcılara yöneltilen, “Türkiye, AB‘ye alternatif olarak Şangay Beşlisine üye olmalı mıdır?” sorusuna karşılık, kamuoyunda zaman zaman tartışılan ve AB’ye alternatif olarak Şangay’a dahil olma fikrinin toplumsal karşılığı bulunmadığı ortaya çıktı.

Katılımcıların yüzde 61,1’lik kısmının olumsuz yanıt verdiği soruda, her 10 kişiden 6’sı, Şangay Birliğine karşı çıktığını ifade etti.

“AB, Türkiye için adil davranmıyor”

Ayrıca, katılımcıların yüzde 90’lık oranla büyük bir çoğunluğu, AB’nin Türkiye konusunda adil yaklaşım sergilediğini düşünmediğini belirtirken, yüzde 10’luk kısım ise olumlu karşıladı.

Türkiye genelinde 2 bin kişinin katıldığı ve 21-24 Mart tarihleri arasında yapılan araştırma, kantitatif araştırma yöntemlerinden “Profil Bazlı Dijital Panel Araştırması” CAWI ile gerçekleştirildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*